Kılıçdaroğlu'nun propaganda resmini çektirmek Genel Kurmay'a mı kaldı?


 
10 Kasım
"Türk Kızının Gelinliği Beyaz Kefen"
"Türk Kızının Gelinliği Beyaz Kefen"
"Türk Kızının Gelinliği Beyaz Kefen"
"Türk Kızının Gelinliği Beyaz Kefen"
"Türk Kızının Gelinliği Beyaz Kefen"
Hoşgeldin Ulusal Parti
PKK'yı Karadeniz'e Sokmayacağız!
Atatürkçü Parti Geliyor!
Neden Atatürkçü Parti
Türkiye Türklerindir
İleri Dergisi
Türksolu Gazetesi
İleri Dergisi

Ulusal Parti İstanbul İl Başkanı Nizamettin AydınUlusal Parti İstanbul İl Başkanı
Nizamettin Aydın'ın basın açıklaması:


Kılıçdaroğlu'nun
propaganda resmini çektirmek
Genel Kurmay'a mı
kaldı?


CHP'nin Amerikancılaştırılması, AB'cileştirilmesi

Deniz Baykal'ın kasedi yayınlandığında her şey toz dumandı ve herkes ne olacağını tartışırken Ulusal Parti olarak bir basın toplantısı düzenleyerek, kasedin arkasında Kılıçdaroğlu'nun olduğunu ve bu kasetten sonra CHP Genel Başkanlığı koltuğuna oturacağını açıklamıştık.

Aslında bu tarihten bir yıl öncesinde, daha yerel seçimler sonrasında da CHP'de bir Kürtçü darbe tezgahlandığını yazmıştık.

Görüldüğü gibi tüm öngörülerimiz doğrulanmıştır.

Türk siyasetinde ulusalcı yükselişten korkan ABD'nin CHP'de bir darbe yapması beklenen bir operasyondu ve bir darbe ile Baykal devrildi yerine Kılıçdaroğlu oturtuldu.

Kılıçdaroğlu'nun CHP Genel Başkanı olmasının ardından iki önemli değişiklik saptamalıyız:

1-) CHP Genel Başkanı CIA'nın yan kuruluşu ile resmi görüşme yapmıştır.

2-) CHP Genel Başkanı AB Büyükelçileri ile kahvaltı düzenleyerek onlara AB'yi savunduklarını açıklamıştır.

Bu, istenen ve yaratılmak istenen tablodur: Kılıçdaroğlu'nu CHP'nin başına geçiren güçler CHP'yi Amerikancı ve AB'ci bir parti haline getirmişlerdir.


CHP'nin Kürtçüleştirilmesi

Ancak ulusalcı kamuoyunun Amerikancılaştırılması AB'cileştirilmesi istenenlerin ilk durağıdır. Asıl önemli olan ulusalcı kamuoyunun yavaş yavaş PKK'ya af konusunda ikna edilmelidir.

PKK ile masa tartışmalarının başlaması boşuna değildir. Bu tartışmaları yürüten kesimlerin aynı zamanda en hararetli Kılıçdaroğlu taraftarı olması da elbette boşuna değildir.

PKK'ya karşı yoğun şehitler verdiğimiz dönemde Kılaçdaroğlu "Kan kanla yıkanmaz" diyerek, PKK'nın istediği zemine girmiştir.

Demek ki Kılıçdaroğlu'nu CHP'nin başına oturtanlar CHP'nin Kürtçüleşmesinde de önemli bir adım atmışlardır.


TÜSİAD ve Ordu Kılıçdaroğlu'nun arkasında

Ancak Kılıçdaroğlu'nu işbaşına getiren güçler esas olarak Ergenekon sonrası Türk siyasetinin şekillenmesini başlatmışlardır. Biz Kılıçdaroğlu formülünün arkasında TÜSİAD'ın ve Ordu'nun bulunduğunu, Tayyip'siz Türkiye planlarının ABD tarafından da desteklendiğini açıklamıştık.

Türk siyesetindeki son saflaşma son derece nettir, ulusalcı kamuoyu Tayyip gidecek umudu ile büyük bir tuzağa çekilmektedir. "Tayyip gitsin de kim gelirse gelsin" anlayışı pompalanmakta ve ulusalcı bakış açısı gittikçe törpülenmektedir.

Daha düne kadar Amerikancı diye Tayyip'e kızanlar bugün Kılıçdaroğlu'nun arkasında ABD'nin olduğunu sevinerek savunmaktadırlar.

Daha düne kadar AB'nin Türkiye'yi böldüğünü yazan kalemler şimde CHP'nin AB ile iyi ilişkiler kurmasını övmektedirler.

Daha düne kadar AKP'nin Kürt açılımını eleştirenler bugün Kılıçdaroğlu'nun Kürt açılımını savunmaktadırlar.

Demek ki Tayyip'ten çok çeken ulusalcılar, yeni Tayyip Kılıçdaroğlu'na razı olmuşlardır.


Baykal'ın kasedinden sonra Tayyip'in resmi

Ancak Türk milleti son derece sağduyulu bir millettir. Gazetelerde ve TV'lerde dünün Tayyip yalakalarının gittiğini bunun yerine Kılaçdaroğlu yalakalarının geldiğini görmektedir.

Milliyetçi duygularla yetişen Türk milleti şehit cenazelerinde toplanırken Kılıçdaroğlu'nun "PKK ile uzlaşma" önerilerini elbette görmektedir.

Kısacası ulusalcı kamuoyunun Kılıçdaroğlu'nu hazmetmesi ve kabullenmesi zordur. Çünkü Kılıçdaroğlu ben Türküm diyememektedir, şehitlere sahip çıkamamaktadır, Türkiye'yi böldürtmem diyememektedir.

O zaman ulusalcı kamuoyuna Kılıçdaroğlu'nu yutturmak için biraz daha makyaja ihtiyaç vardır. Makyaj için Hollywood devrededir.

Baykal'ın kasedi tam bir Hollywood yapımıydı şimdi buna Tayyip Erdoğan'ın Gediktepe'deki çömelmiş resmi eklenmiştir.

Ama çok daha önemlisi Kılıçdaroğlu'nun aynı mevziye gidip ayakta fotoğraf çektireceğini açıklamasıdır.

Yani Kılıçdaroğlu'nun seçim afişi hazırlanmaktadır: Çömelen Tayyip resminin yanında ayakta bir Kılıçdaroğlu resmi.


Sorulara cevap verin

Şimdiden uyaralım Kılıçdaroğlu'nu eğer Genel Kurmay davet etti ise o tepede ayakta bir Kılıçdaroğlu resmi çektirmesi büyük bir suç olacaktır: Kılıçdaroğlu'nun seçim kampanyasını düzenlemek Genel Kurmay'a mı düşmektedir?

Kaldı ki burada akıllara pek çok soru da gelmektedir:

1-) Tayyip Erdoğan'ı Gediktepe'ye kim davet etti? Kendi isteği ile mi gitti yoksa Genel Kurmay Başkanı mı davet etti?

2-) O fotoğrafı çektirmek için Tayyip Erdoğan'a çömelmesini kim söyledi?

3-) O fotoğrafı çektirmek için mi Tayyip Erdoğan oraya götürüldü?

Böylesi şüpheler doğuran bir olayda hem Başbakanın hem de Genel Kurmay Başkanlığı'nın kamuoyuna açıklama yapması gerekmektedir.

Bir kasetle Baykal'ı götürenler, bu defa bir resimle Tayyip'i götürüp Kılıçdaroğlu'nu mu getireceklerdir?

Şu anda Genel Kurmay'a düşen görev bellidir. Bir siyasi partinin seçim propagandasına alet olamazlar.

Eğer olurlarsa tüm bu fotoğrafların altında bir komplo aramak da doğal olur. Genel Kurmay CHP Genel Başkanını o tepeye götürmeli, askerlerle görüştürmeli ve fotoğraf çektirmemelidir. Eğer çektirirlerse bunun vebali de onların üzerine olacaktır.


Kılıçdaroğlu şehit asker cenazelerine katılsın

Kaldı ki Kılıçdaroğlu daha asker cenazelerine bile gitmemektedir. Askerin ölüsüne gitmeyen Kılıçdaroğlu'nun askere moral verecek bir yüzü mü vardır!

Tüm Türkiye şehit cenazelerine koşarken Kılıçdaroğlu asker cenazelerine katılmamış, sadece sivillerin cenazesine katılmıştır. Bu bile Kılıçdaroğlu'nun ne ince Kürtçü hesaplar peşinde koştuğunu göstermektedir.

Kılıçdaroğlu askere destek vermek istiyorsa gitsin şehit askerlerin cenazesine, alsın eline bir Türk bayrağı ve öyle resim çektirsin.

Ama bunu yapamaz, çünkü işbirliği halinde olduğu, oy almayı umduğu PKK'lı çevreleri karşısına almak istemez.

Hele hele ABD'yi karşısına hiç alamaz.

Ulusalcıları uyarıyoruz

Tüm kamuoyunu ve özellikle ulusalcı güçleri Kılıçdaroğlu konusunda bir kez daha uyarıyoruz.

Önemli olan AKP'den kurtulmak değil, ABD'den ve AB'den kurtulmaktır. Türkiye'deki ulusal güçlerin, ABD ve AB'yi arkasına almadan da iktidara gelecek gücü vardır.

Tam bağımsız Türkiye için mücadele edenler, kendi güçleri ile de iktidar olabilirler.

Unutmayalım ki Atatürk de arkasına yabancıları alarak değil Türk milletini alarak bu vatanı kurtardı.

(30 Haziran 2010)

Ulusal Parti çalışmalarına katılmak ya da bilgi almak için lütfen formu doldurunuz.


İsim:


e-posta:


Telefon:


Cep Tel:


İlçe:



Şehir:

Ulusal Parti Genel Merkezi: Ahmet Mithat Efendi Sokak No: 14 Çankaya/Ankara Tel: 0312 442 8 777