Ulusal Parti Kocaeli İl Başkanı
Tevfik Kaymaz'ın Basın Açıklaması:

"Faşizme Diktaya Tayyip'e
Referandumda Hayır!"
Türkiyemizde siyaset çok partili yaşama geçişten beri hatta daha önceden beridir adeta bir düello gibi, ölüm kalım mücadelesi gibi, ölesiye ve öldüresiye seyir izlemiştir.
İktidar kavramı sadece parlementoda çoğunluğu sağlayarak devletin en önemli kurumlarını halka hizmet etmek için parti fikirlerine göre yönetmekle ve vakti geldiğinde halkın isteğine göre bayrağı devretmekle sınırlı görülmemiştir. İktidarı alanlar genelde bir daha bırakmamak için devlet olanaklarını haince kullanır.
İktidar mücadelesi kesinlikle Kemalist temelleri olan cumhuriyetin yıkılıp yerine başka bir şeylerin kurularak iktidar yapılması mücadelesi olmuştur. Bu anlamda mevcut iktidar kendisini asıl kurmayı planladığı gerçek iktidar olarak görmemekte halen iktidar mücadelesi vermektedir.
Kime karşı? Atatürk Cumhuriyetine karşı.
Devletin kurumlarında bürokraside halen büyük ölçüde Atatürk ilkelerine ve Cumhuriyete bağlı kadrolar işbaşındadır. Tüm bürokrasiye hakim olmadan AKP kendisini iktidar olarak görmeyecektir. Bu bakımdan Yargı kurumları, özellikle Anayasa mahkemesi siyaseten kontrol altına alınmak üzere hedef seçilmiştir. Bu halk oylamasının asli hedefi bu alandaki maddelerdir diğer maddeler süstür. “Demokrasi tramvaydır gittiğimiz yere kadar gider orada ineriz.” diyenler. Demokrasi diye diye zaten bir çok aksaklıkları olan demokrasimizi tümden ortadan kaldırmak niyetindeler.
Ayrıca emperyalist güçlerde hep bunların arkalarındadır. Çünkü Atatürk Cumhuriyeti bu gün bunlar gibiler yüzünden ne kadar bir çok bağımlılık ilişkiside olsa emperyalizme karşı dünyadaki son kalelerden biridir.
Bu durumda emperyalistler her istediklerini yapan bir iktidarı destekliyor elbetteki. Anayasa mahkemesini de kontrol altına alacak olan AKP, AB, ABD ve İSRAİL için gerekli olan geri kalan her türlü uygulamalarıda gerçekleştirecektir. Bu yapacakları da Anayasa ya aykırı bile olsa Anayasa mahkemesinde rededilmeyecektir. Anayasa mahkemesi bu gün Atatürk ve cumhuriyet düşmanlarının ANA TASA'sı olmuştur. Çünkü yaptıkları gayri meşru işler yüzünden “İktidara mahkum” hale gelmişlerdir. İktidarı bıraktıklarında başlarına geleceklerden korkar oldukları için hiç bırakmama mücadelesi içindedirler.
12 Eylül 1980 de asıl darbeyi Tam demokratik ve bağımsız Türkiye diyen solcular, devrimciler ve o dönemler kendilerince son Türk devletini muhafaza etme misyonu biçen ülkücüler hapislerdeyken, işkencelerdeyken bu gün göz yaşı gösterileriyle insanları yanıltan
Tayyip Erdoğan gözaltına bile alınmamış İETT'deki memuriyet görevine futbolculuğa devam etmiştir.
Daha bir iki gün önce;
“Şehit haberleri üzerine kıyametler koparanlar var.” diyor
Sayın Erdoğan;
Bizler bu memleketin bir tek evledı için yıldırımlar yaratır , kıyametler koparır gerekeni yapar bunlara neden olan beceriksizleri de başımızdan atmasını biliriz.
2002 yılı boyunca teröre verdiğimiz şehit sayısı : 5
AKP dönemi boyunca ise : 719
Kim bunlar?
Bahsettiğimiz beceriksizler , basiretsizler. Büyük Ortadoğu projesi eş başkanları kim???
Emperyalizme, Faşizme ve gericiliğe karşı olmanın gereği hayır demektir. Demokrasi süsü verilmiş bu Anayasa paketi, gerçekte faşizm bombasıdır. Bunu etkisiz hale getirmek ve daha fazla demokrasi , daha fazla özgürlük ve bağımsızlık mücadelesine devam edebilecek zemini korumak için HAYIR.
Eğer RTE'nin kendi ifadesiyle bu HAPI Türk milleti yutarsa kesinlikle çok kısa sürede yan etkileri görülecektir.
İlk olarak bölücü , kürtçü hareket özerklik deyip başımıza dikilecek, bu çok açıkça geliyorum diyor. Bunun toplumun farklı kesimlerinde bir yansıması karşılığı mutlaka olacaktır. Bunların hesabını iyi yapıp hapı yutmayıp HAYIR demeliyiz.
Tevfik Kaymaz
Ulusal Parti Kocaeli İl Başkanı
|