Ulusal Parti Genel Başkanı Gökçe Fırat Çulhaoğlu: 2011 mutabakatı: Tayyip Erdoğan Başkan Gürsel Tekin Başbakan


 
10 Kasım
"Türk Kızının Gelinliği Beyaz Kefen"
"Türk Kızının Gelinliği Beyaz Kefen"
"Türk Kızının Gelinliği Beyaz Kefen"
"Türk Kızının Gelinliği Beyaz Kefen"
"Türk Kızının Gelinliği Beyaz Kefen"
Hoşgeldin Ulusal Parti
PKK'yı Karadeniz'e Sokmayacağız!
Atatürkçü Parti Geliyor!
Neden Atatürkçü Parti
Türkiye Türklerindir
İleri Dergisi
Türksolu Gazetesi
İleri Dergisi

Ulusal Parti Genel Başkanı Gökçe Fırat Çulhaoğlu

2011 mutabakatı:
Tayyip Erdoğan Başkan
Gürsel Tekin Başbakan


CHP'nin Kürtçü Kadrosu

Pek çok CHP'li, henüz ne olduğunun farkında olmadığı gibi neler olacağını ise tahmin bile edemiyor.

Soralım CHP'lilere: Tehlikenin farkında mısınız?

CHP'nin yeni yönetiminde kimler var bir bakalım...

CHP'nin bir numarası, genel başkanı PKK'ya "genel af'tan bahseden birisidir. Aynı zamanda Atatürk'ü Dersim'de suçlayan, devletin katliam yaptığını savunan birisidir.

CHP'nin iki numarası, ki aslında "1 Numarası"dır, Gürsel Tekin, CHP'nin Kürt açılımı yapması gerektiğini savunmaktadır. Bununla da kalmamakta türbana özgürlüğü savunmakta, CHP'nin Fethullah Gülen'le iyi ilişkiler kurması gerektiğini söylemektedir.

CHP'nin Parti Meclisi'ne seçilen ve önümüzdeki seçimlerde CHP'nin seçim çalışmalarından sorumlu olacak isim CHP Diyarbakır eski milletvekillerinden Mesut Değer'dir. Bu isim de Diyarbakır'da AKP'lilerle birlikte hareket eden, Kürtçülüğü açıktan destekleyen birisidir.

CHP'nin yeni Parti Meclisi'ne giren isimlerden biri Diyarbakır Barosu'nun eski başkanlarından Sezgin Tanrıkulu'dur. Tanrıkulu Habur'dan giren PKK'lı teröristlerin avukatlığını üstlenmiştir. Kendisi aynı zamanda PKK'nın yan örgütü KCK'nın avukatlarındandır. Anadilde eğitimi, genel affı savunmaktadır.

CHP'nin yeni Parti Meclisi'ne seçilenlerden biri ise Muhammet Çakmak'tır. Kimsenin kim olduğunu ve nereden çıktığını bile anlamadığı bu isim, Nakşi şeyhlerinden birinin torunuymuş. Türban yasağını ilkellik olarak gören Çakmak, ilk demeç olarak Fethullah Gülen'e saygılarını yolladı.

CHP'nin yeni Parti Meclisi'ndeki isimlerden biri ise Veli Özdemir. PKK'nın yayın organı olan Özgür Gündem gazetesinin Ankara temsilciliğini yapan Özdemir 1995 yılında HADEP'in Kırşehir milletvekili adayıydı. Şimdi CHP'nin Halk TV'sinin başına getirilmesi düşünülüyor. Demek ki PKK'ya Roj TV yetmiyormuş.

Görüldüğü gibi yeni CHP'nin kadrosu gerçekten ulusalcıdır ama Kürt ulusalcısıdır. Anlaşılan İmralı, CHP içinde yeni bir parti örgütlemeye girişmiştir.

Seçimden sonra Gürsel Tekin Başkan

Ne önemi var mı diyeceğiz peki, "geldikleri gibi gider" mi bu CHP yöneticileri?

Kemal Kılıçdaroğlu, seçimleri kaybederse alıp ceketini gideceğini açıklamıştı. Ama zaten Kemal Kılıçdaroğlu'nun orada göstermelik bir başkan olduğunu, gerçek liderinse Gürsel Tekin olduğunu biliyor.

Kaldı ki CHP'li yöneticiler de dahil, hiç kimse CHP'nin önümüzdeki seçimlerde %30'u aşamayacağını biliyor. Tabii %30 diyenler biraz hayalperest olanlar.

Dolayısıyla Kemal Kılıçdaroğlu'nun partiye verdiği mesaj, "seçimden sonra koltuğumu Gürsel Tekin'e vereceğim"dir.

Ancak Gürsel Tekin partinin en az sevilen adamıdır. Son Parti Meclisi seçimlerinde en az oyu almıştır. "Bu Gürsel Tekin mi yönetecek CHP'yi" diyecekler vardır belki. Ya da "seçim sonrası yeniden Kurultay toplanır, CHP tekrar eski haline döner" diyecekler vardır.

Ama hiç de öyle değil. Gürsel Tekin, önümüzdeki dönem CHP örgütlerini belirleyecek olan yetkili tek isimdir. Yani CHP'nin il ve ilçe başkanları, yönetimi Gürsel Tekin tarafından belirlenecektir. Bu, Gürsel Tekin'in CHP'nin gelecek dönem delegelerini de belirleyeceği anlamına gelir.

Gürsel Tekin ilk iş olarak, tabela örgütü durumunda olan Güneydoğu ve Doğu örgütlerine el atacakmış.

Demek ki bu örgütlere yeni üyeler yapılacak, delegelikler verilecek ve bu yeni delegelerle CHP delegesinin niteliği değişecek!

CHP'de süren değişim, bir tavan değişimi değildir. CHP'nin tabanı da hızla değiştirilecektir.

CHP yönetiminden ulusalcı isimleri uzaklaştıranların parti örgütlerinde bunları tutacağını mı düşünüyorsunuz!

Ordu düşmanı bir CHP

Peki tüm bunlar neden?

Türkiye büyük bir dönüşüm yaşıyor. En önemli değişim, Türk Ordusu'nun tasfiyesi.

Ergenekon sürecekse, buna muhalefet edecek bir partinin olmaması gerekir. Oysa Deniz Baykal, Ergenekon'da AKP'ye karşı çıkıyor, hukuku savunuyordu.

Yeni CHP'nin ise Ordu düşmanı bir politikaya yöneldiği görülmektedir.

Daha referandum döneminde CHP, Ordu karşıtı söyleme başlamıştı. TSK'nın İç Hizmet Kanunu'nun değişmesi için yasa teklifi hazırladılar. Şimdi ise 28 Şubat'ta Ordu'dan atılan Şeriatçıların geri dönmesi için Meclis'e önerge verdiler.

Bunun dışında bir de BDP'nin önümüzdeki dönem Hazine yardımı alması için de Meclis'e öneri getirdiler ama AKP reddetti.

Görüldüğü gibi Yeni CHP, Ordu Düşmanı ama PKK dostu bir görünüm çizecektir.

CHP Eyalet Anayasası'na evet diyecek


CHP’nin yeni Parti Meclisi’ne seçilenlerden biri ise Muhammet Çakmak’tır.(en üstte) Kimsenin kim olduğunu ve nereden çıktığını bile anlamadığı bu isim, Nakşi şeyhlerinden birinin torunuymuş. Türban yasağını ilkellik olarak gören Çakmak, ilk demeç olarak Fethullah Gülen’e saygılarını yolladı.

Eğer Deniz Baykal CHP'nin başında olsaydı, Referandum sonuçları mutlaka çok farklı olurdu.

Ama Anayasa değişikliği öncesinde Baykal'ı indirip yerine Kılıçdaroğlu'nu getiren ekip, bir taraftan da Referandum önlemi alıyordu.

Fakat asıl önlem gelecek dönem içindir.

İkinci büyük değişim ise Türkiye'nin üniter devlet anlayışında olacaktır.

BDP'lilerin "çift dil" talebi vakitsiz bir çıkış değildir, her şey planlıdır. BDP, toplumu gerecek, ama bu gerginlik içinde toplum çift dil uygulamasının bir şeyi değiştirmediğini görecek, bu konudaki duyarlılığını yitirecektir.

Önümüzdeki dönem CHP milletvekillerini bu kurultaya seçilen Parti Meclisi belirleyecektir. Bu demektir ki, önümüzdeki dönem CHP'den ulusalcılar değil Kürtçüler milletvekili olacaktır.

Şu anki Meclis'te AKP'nin 335, CHP'nin 101, MHP'nin 70, BDP'ninse 20 milletvekilliği bulunuyor.

Eğer benzer bir seçim sonucu çıkarsa bu dağılım pek değişmeyecektir. CHP yine 100 milletvekili ile Meclis'te olacaktır.

Ama bu 100 milletvekilinin büyük çoğunluğu Kürtçü olacaktır.

Geçtiğimiz Anayasa Değişiklik Paketi'nin Meclis'ten geçmesinde AKP büyük zorluk yaşamıştı. Anayasa'yı değiştirmek için 367 milletvekilinin desteği gerekiyor. Bu tabloda ise AKP'nin gücü buna yetmiyor.

Ama önümüzdeki seçimlerde AKP'nin hazırlayacağı yeni anayasada durum farklı olacak.

Bu Anayasa taslağında,

1- Başkanlık

2- Eyalet sistemi

3- Tek resmi ama fiili iki dil

4- Anadilde eğitim

5- Türban serbestisi

olacak!

Şimdi bu maddelerin getirildiği Meclis'te, mesela Gürsel Tekin'in, Sezgin Tanrıkulu'nun "hayır" diyeceğini mi düşünüyorsunuz!

AKP-CHP koalisyonu geliyor
Tayyip Başkan, Gürsel Tekin Başbakan

Tuzak büyüktür, değişen CHP bu Anayasa'ya evet diyecektir.

Hatta çok daha farklı bir soru soralım: Tayyip Erdoğan ile Gürsel Tekin arasında bir anlaşma oldu mu?

Mesela Başkanlık sistemine geçecek bir Türkiye'nin Başkanı Tayyip Erdoğan, Başbakanı Gürsel Tekin olsun gibi bir mutabakata varıldı mı?

Böyle bir mutabakat için halk oylamasında Tayyip Erdoğan'a destek sözü verilerek, karşılığında Başbakanlık istendi mi?

Süreç, kimsenin beklemediği ölçüde şaşırtıcı gelişmektedir.

Hedef CHP'nin tümüyle, olmasa bile en az yarısı ile, yani 50 milletvekili ile AKP ile koalisyona eklemlenmesidir.

Ertuğrul Günay'ların açtığı yoldan Gürsel Tekin'ler gelecek, Türkiye'yi AKP-CHP Koalisyonu yönetecektir..

Tehlike'nin farkında mısınız?

Bu durumu görüp karşı çıkanlar mı?

Onlar Doğan medya tarafından ve diğer medya tarafından susturulacaktır.

Örneğin Cumhuriyet yazarı Mehmet Faraç, CHP'deki bu değişimi eleştiren bir yazı yazmış ama Cumhuriyet sansür uygulamış!

Neydi o slogan hatırlayalım: Tehlikenin farkında mısınız?

Demek ki Cumhuriyet grubu, CHP'lilerin uyanabileceğini, tehlikenin farkına varabileceğini görmüş ki sansür uyguluyor.

Tabii o gazeteyi okuyanlara, oradaki sansüre ses çıkartmazken AKP'den basın özgürlüğü isteyen yazarlara sormak lazım:

Siz Atatürkçüleri saf mı sanıyorsunuz?

Bu gelişmeler karşısında CHP içinde ve CHP çizgisindeki insanlarda büyük bir uyanış başlamıştır.

Vatan gazetesi yazarı Mustafa Mutlu böyle bir CHP'ye kendisinin oy vermeyeceğini, CHP'lilerin de büyük bölümünün oy vereceğini düşünmediğini yazdı.

Ama zaten CHP'nin bu seçimde çok oy almak gibi bir derdi yok!

Onlar %20'ye razı, ilk sıraya koyacakları Kürtçüler milletvekili olduktan sonra umurlarında mı CHP!

Senaryo böyle işlerse Türkiye önümüzdeki dönemde en koyu döktatörlük dönemine girecektir.

400 Kürtçüye karşı 20 Türk Meclis'e

AKP-CHP-BDP'li 400 Kürtçü milletvekili ile Türkiye bölünmeye götürülecektir.

O gün Meclis'te Kürtçüleri tek başlarına bırakmak gibi bir niyetimiz yok.

Tehlikenin de yapılması gerekenin de farkındayız.

Önümüzdeki seçimlerde Ulusal Parti, 20 Türk milletvekili ile Meclis'te grubu ile olacaktır.

Kürtçülerle Meclis'te savaşacağız!

(TÜRKSOLU, sayı 306, 27 Aralık 2010)


Ulusal Parti çalışmalarına katılmak ya da bilgi almak için lütfen formu doldurunuz.


İsim:


e-posta:


Telefon:


Cep Tel:


İlçe:



Şehir:

Ulusal Parti Genel Merkezi: Ahmet Mithat Efendi Sokak No: 14 Çankaya/Ankara Tel: 0312 442 8 777